10 Haziran 2025 Salı

Frances Ha: 20’li Yaşların Kaybolmuşluğu Üzerine Siyah Beyaz Bir Hikaye



Daha yolun başında kaybolduğunu düşünenlere özel, Greta Gerwig’in başrolünde 

olduğu Frances Ha, 20’li yaşların belirsizliğini, kararsızlıklarını ve kendini bulma 

sancılarını etkileyici bir şekilde perdeye taşıyor. Siyah beyaz görüntüleriyle nostaljik 

bir hava sunsa da, aslında Frances’in hikâyesi bugünün genç yetişkinleri için 

fazlasıyla tanıdık. Ne tam anlamıyla çocuk, ne de gerçekten bir yetişkin olan Frances, 

hayatın tam ortasında ama bir türlü içine dahil olamayan bir karakter. Bir hayalinin 

peşinden koşuyor ama hem ekonomik hem duygusal anlamda sürekli sendeleyip 

duruyor. 

Frances’in dansçı olma hayali, onun hayattaki yön arayışının sadece bir yansıması. 

En yakın arkadaşı Sophie ile olan ilişkisi ise, romantik bir aşk kadar yoğun ve 

karmaşık. Bu dostluk zamanla evrilip değişiyor, tıpkı gençliğimizde, hep birlikte 

yaşlanacağız, dediğimiz arkadaşlıkların zamanla çözülmesi gibi. Frances, iş, para, 

ilişkiler ve arkadaşlıklar arasında savrulurken, kendini olması gereken yerde 

hissedemiyor. Bu duygu, özellikle 20’li yaşlarında olan birçok insanın iç dünyasına 

doğrudan dokunuyor. 

Filmin en etkileyici yanlarından biri, Frances karakterinin Greta Gerwig’in gerçek 

hayatından izler taşıması. Gerwig senaryoyu Noah Baumbach’la birlikte yazarken 

kendi deneyimlerinden esinlenmiş. Üstelik filmde Frances’in ailesini canlandıran 

oyuncular, Gerwig’in gerçek hayattaki anne ve babası. Bu tercih, filme benzersiz bir 

samimiyet ve gerçeklik katıyor. İzlerken sanki kurmaca değil de, birinin hayatından 

çalınmış anlara tanıklık ediyoruz. 

 

Frances Ha, anlatım dili açısından da oldukça sade ama vurucu. Dramatik olaylara 

ya da büyük dönüşümlere yer vermeden, küçük anların içindeki duygu yoğunluğunu 

başarıyla yansıtıyor. Özellikle Frances’in David Bowie’nin “Modern Love” eşliğinde 

sokakta koştuğu sahne, özgürlükle çaresizlik arasındaki o ince çizgiyi çok iyi ifade 

ediyor ve duyguları içinizde yaşayabiliyorsunuz.. 

   


 20’lerinde, hayatın ortasında çaresizce duran biri olarak karakteri içselleştirmem hiç 

zor olmadı. Filmin verdiği, hayatta başarılı olmak, sürekli ilerlemek ya da hep doğru 

kararlar vermek zorunda değilsin. Kaybolmuş gibi hissetmek, bazen en gerçek yoldur 

mesajı da beni sarıp sarmaladı. Frances Ha, özellikle genç yetişkinlere “yalnız 

değilsin” hissini veren sade ama etkileyici bir hikâye. Greta Gerwig’in hem senarist 

hem oyuncu olarak içtenliği ve duyarlılığıyla şekillenen bu film, gençliğin kırılgan ama 

güçlü ruhunu anlamak isteyen herkes için çok özel bir seyirlik. 

                                                                                                                 Özge Kahraman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir Çocuğun Gözünden Savaş: Güneş İmparatorluğu Üzerine

 “Empire of the Sun” (Güneş İmparatorluğu), Steven Spielberg’in 1987 yılında yönettiği bir filmdir. Yapım, J.G. Ballard’ın otobiyografik rom...